24 Haziran 2016 Cuma

SEVİLEN ŞARKILAR

Hayatımızda yer edinen şarkılar vardır. Hani milyon tane şarkı bilirsiniz de o yer edinenler hiç çıkmaz aklınızdan. Aynı milyonlarca insanın içinden bir kişiyi seçip onunla evlenmeniz gibi.Ya da sürüsüne bereket arkadaş olabileceğiniz insan varken, cımbızla çekip sayılı insanı hayatınıza almanız gibi. Hayır abartmıyorum, alt tarafı şarkı değil. Sonuçta hayatımızda önceliği olan şeyler varsa, bunların hepsinin bir sebebi var.

Mesela açar açar dinlerim, ''Ah Bu Şarkıların Gözü Kör Olsun'' ve ''Sorma Ne Haldeyim''i. Depresyonda değilim, sanırım hiç girmedim. Evet kötü şeyler elbet yaşadım herkes gibi ama daha kötülerinin başımıza gelebilme ihtimalini bildiğim için isyan da etmedim. Kaderimse çekerimciyim biraz ama yapacak çok da bir şey yok.

Ya da ölmeden önce dinlemek, kanlı canlı dinlemek istediğim Sezen AKSU. Bir insanın hiç mi kötü sözleri olmaz. Şarkı kendisinin olsun olmasın, icra ettiği tek bir kötü şarkı yok. Gerçi ben ölmeden önce gideceğim diyorum ama kadın ölecek ben gidesiye kadar. Mekanı cennet olur inşallah. Neyse konumuza geri dönelim. ''Sarı Odalar'', ''Vazgeçtim'' , ''Gidemem'' , ''Git'' , ''Ben Sende Tutuklu Kaldım'' gibi şarkılarıyla ciğerimizi dağlayan, zerre kadar aşk acısı olmasa bile içimizde, sanki dün sevgilimizden ayrılmışçasına bizi kahreden, ''Rakkas'' , ''Kaçın Kurası'' , ''Seni Yerler'' gibi şarkılarıyla ise n'oluyoruz be dedirten ve bir anda düğünlerde bile duyabileceğiniz ve üstüne üstüne kalkıp göbek atabileceğimiz fıkır fıkır şarkıları olan kutsal kadın..








Gelelim yabancı bebişlerime.. Şimdi şöyle ki zaten bir Madonna hayranlığım hep vardı. Hatunun enerjisi ve yaşına kıyasla çekiciliği her zaman
imrenilesi olmuştur. Aynı zamanda Gypsy
kelimesini içinde barındıran herşeye bir ilgim
var. Zaten Madonna'nın da dediği gibi Gypsy
Friends Gogol Bordello. Yemin ediyorum
belli periyotlarla dinlerim bu şarkıyı ve ciddi
anlamda keyif alıyorum. Sizin de açıp dinlemeniz için link aşağıdadır.



Açın dinleyin, eminim pişman olmayacaksınız :)
Bakın teminat veriyorum o derece yani :)

Led Zeppelin Stairway to Heaven 'a bir zıplayış yapalım. Her zaman rock dinledim ama Led Zeppelin aşırı dinlemezdim. Hala daha açıp dinlemem ama bu şarkı ciddi anlamda herkesin bilmesi gereken bir şarkı. Duygusallıktan ziyade manidar. Bakalım bilmeyenler beğenecek mi?    


Queeeeeennnnn.... Freddie Mercury. Ölüyorum, bitiyorum. Sesine, sempatikliğine, hissine, söyleyiş şekline, hareketlerine, coşkusuna, beyaz kıyafetlerine, dişlek dişlerine. Hele ki hayat hikayesini ilk okuduğumda etkilenmiştim. We Are The Champions ve We Will Rock You efsaneleri herkesin bildiği kısmı. Bir de Bohemian Rhapsody, Show Must Go On, Somebody To Love, Under Pressure dinleyin. Aman Allah'ım diyeceksiniz. En azından %80iniz :)


Aslında daha milyonlarca şarkı var yerini diğerleriyle dolduramadığımız. Ama bu yayınım müziksiz yaşayamayanlara gelsin. Sevilen şarkılarım devamı gelecek. Korkmayın sevilen filmler diye devam etmeyeceğim. Belki kitaplar, gezilen görülen yerler ama film kısmından sizi kurtardım. Zira izlediğim filmlerin %90 ında sonunu hatırlamıyorum, çünkü uyuyorum. Ve inanılmaz zevksizim. Komikse gülerim, aşksa ağlarım, korkuysa hiç izlemem :) O zaman sıradaki alkışlar kendini bilmek de güzel diyerek bana gelsin :)

Y'akşamlar


                                                                  


23 Haziran 2016 Perşembe

Neden Purple Forklift?





Merhaba,


Henüz yeni katılan fakat yıllardır yazan biri olarak, ilk ''neden purple forklift'' olduğunu açıklamak istedim.
Aslına bakarsanız en sevdiğim renk bir dönem mordu. Herkesin belli zaman dilimlerinde herhangi bir şeye takıntısı olduğu gibi benim de sürekli en sevdiğim renk değişir. Bu yüzden en sevdiğim renk diye bir şey yoktur. Bir forkliftim olsaydı kesinlikle mor olurdu. Sebebini bilmiyorum. Çocukken sevmezdim ama her şey değişiyor. Belki de sebebini bilmemek çekici kılıyordur. Hayır mor deyince insanın aklına ilk patlıcan gelir, patlıcan severim ama aşık da değilimdir. Çok fazla mor kıyafetim de yoktur. Sadece detaylarda kullanırım. Ama bir şekilde hep hayatımda ve hep çok seviyorum.


Haydi rengi geçtik. Neden forklift?


Forklift, ağır yükleri çatalları aracılığıyla kaldırmak ve özellikle bir araca ya da rafa yüklemek için kullanılan bir çeşit iş makinesidir. Yine lakaplarımdan biri olan TDK Ezgi iş başında. Babam inşaatçı değil. Ya da ailemden biri. Benim bugüne kadar traktörle kamyonla haşır neşirliğim oldu ama forklift kadar ponçik bir aracın bu kadar gerilerde kalması çok üzücü. Eskiden çalıştığım yerde sürekli olarak gördüğüm ama benim için hiç bir anısı olmayan, sadece boyutu ve işlevi kıyaslamasıyla bile hayranlık bırakan bir araç benim için. İşte bunun bile mantıklı bir açıklaması yok. Sonuç olarak mor bir forkliftim olsaydı ciddi anlamda mutlu olabilirdim. Ne taşıyacaktım kim bilir? Ama mal varlığı mı mal varlığı :)

İllaki bazı şeylerde bir sebep aramamamız lazım. O anda bize çekici gelen, bizi mutlu eden her neyse onların üzerine gitmeliyiz bence. İlginç olmaya çalışmak asla değil, ya da dikkat çekme çabası. Sadece ottan boktan mutlu olmak bu. En gereksiz, en saçma şeylerle bile havalara uçmak. Malla mülkle işi olmayan benden beklenilesi bir davranış. Küçücük renkli plastik bir hesap makinesinin verdiği mutluluğu bile veremeyen bir dünya şey varken, e haydi gülelim o zaman :)